5 Yıllık Tasarım Taklidi Davası: Abiye Moda Sektöründe Endüstriyel Tasarım Hakkı Korundu | İstanbul 2. FİSHHM 2026/148
HE Hakan Elçi 6 Görüntülenme 02.07.2026

5 Yıllık Tasarım Taklidi Davası: Abiye Moda Sektöründe Endüstriyel Tasarım Hakkı Korundu | İstanbul 2. FİSHHM 2026/148

Kararın Özeti

Abiye moda sektöründe tescilli tasarım haklarına tecavüz iddiasıyla 2021'de açılan dava 2026'da sonuçlandı: tasarım taklidi tespit edildi, internet sitesinden kaldırılma, el koyma ve maddi-manevi tazminata hükmedildi.

Endüstriyel tasarım hakları, moda ve tekstil sektöründe ürünlerin özgün görünümünü koruyan en güçlü araçlardan biridir. Ancak bu hakların yargısal güvencesi zaman zaman uzun soluklu davaları gerektirir. İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/84 esas sayılı davası, Türk abiye moda sektöründe 5 yıl süren bir tasarım taklidi yargılamasının sona erişini yansıtmaktadır.

Davacı Şirket Hakkında

Davacı, 30 yılı aşkın süredir Türk abiye moda sektörünün önde gelen oyuncularından biridir. Yurt içi ve yurt dışında tanınan koleksiyonları, yıllar içinde güçlü bir marka ve tasarım portföyü oluşturmuştur. Şirkete ait 4.000 m² üretim alanı ve İstanbul'da faaliyet gösteren mağazaları bulunmaktadır.

Uyuşmazlığın Konusu

Davacı, davalının kendi tescilli tasarımlarıyla benzer nitelikte ürünleri piyasada sunduğunu ve bu ürünleri iki ayrı alan adlı internet sitesi üzerinden de sattığını ileri sürerek dava açmıştır. Taleplerin kapsamı şöyledir:

  • Tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve durdurulması
  • Benzer tasarımların internet sitelerinden kaldırılması
  • Tüm tanıtım materyallerine el konulması ve imha
  • Maddi, manevi ve itibar tazminatı

Bilirkişi Süreci ve Karar

Mahkeme, davalı tasarımlarıyla davacı tescilli tasarımları arasındaki benzerliği birden fazla bilirkişi aşamasıyla incelemiştir. 5 yılı aşan yargılama sürecinde delil toplama, bilirkişi raporları ve taraf beyanları değerlendirilmiştir.

Mahkeme sonuç olarak şu karara varmıştır:

  • Davalının ürünleri, davacı tescilli tasarımlarıyla benzer nitelikte olup bu durum tasarım hakkına tecavüz oluşturmaktadır.
  • Söz konusu ürünler ve tasarımların yer aldığı iki internet sitesinin URL'leri yayından kaldırılacaktır.
  • Taklit tasarımların bulunduğu tüm tanıtım materyalleri el konularak imha edilecektir.

Hükmedilen Tazminatlar

Tazminat TürüTutar
Maddi tazminat4.599 TL (+ dava tarihinden faiz)
Manevi tazminat2.000 TL (+ dava tarihinden faiz)
İtibar tazminatı1.000 TL (+ dava tarihinden faiz)
Davacı vekâlet ücreti (tasarım davası)55.000 TL
Davacı vekâlet ücreti (maddi tazminat)4.599.000 TL*

* Ücret tarifesi hesaplaması; dava değeri üzerinden belirlenmektedir.

Değerlendirme

Bu dava, tasarım haklarının moda sektöründeki pratik değerini göstermektedir. Hükmedilen tazminat miktarları görece düşük kalmış olsa da tecavüzün tespiti, internet sitelerinden kaldırma ve el koyma+imha kararı, marka sahibi açısından güçlü bir presedan oluşturmaktadır. Öte yandan davanın 5 yıl sürmesi, moda sektöründe tasarım korumasının yanı sıra hızlı geçici tedbir başvurularının önemini de vurgulamaktadır: Tescilli tasarım hakkı sahibinin dava açarken eş zamanlı ihtiyati tedbir istemesi, ürünlerin piyasada dolaşım süresi ve dolayısıyla zarar miktarı üzerinde doğrudan etkisi olabilir.

Kaynak — Karar Künyesi

İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, Esas: 2021/84, Karar: 2026/148, Tarih: 24.06.2026

Taraf ve marka adları gizlilik gereği paylaşılmamıştır.
Kararın tam metnini görmek için tıklayın
T.C.
İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESi

ESAS NO : 2021/84
KARAR NO : 2026/148

DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/03/2021
KARAR TARİHİ : 24/06/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi: Davacı şirket ..., diğer davacı ... tarafından kurulmuş, 30 yılı aşkın zamandır süre gelen tecrübesiyle Türk abiye moda sektörünün yanı sıra, yurt dışında da abiye sektörünün önde gelen oyucuları arasında yer almakta olduğunu, bugün bazı dünya markalarını da bünyesinde bulunduran ...’nın kendi koleksiyonları, dünyada Türk markası olarak sınıfının en iyisi kabul edilmekte. Mağazacılık deneyimiyle de öne çıkan davacı ..., müşteri ilişkileri anlayışı, müşteri memnuniyeti ve komanda tura(tadilat) uygulamalarıyla, sektöründeki tek örnek gösterilmekte olduğunu. Modadaki öncülüğünün yanı sıra, yaratıcılığa verdiği değerle de sektördeki konumunu pekiştirmekte olduğunu, davacı ... markasını taşıyan koleksiyonlar, yıllar içinde mükemmeli yakalamış bir geleneği ve her geçen gün eklenen yeni modelleriyle, hiç bitmeyen bir değişimi temsil etmekte olduğunu, Bugün Davacı bünyesinde, toplam 4000 metrekarelik alanda üretim ve farklı mağazacılık anlayışlarını temsil eden ve hizmet veren toplam 2 mağaza bulunmakta olduğunu. Başta ... Nişantaşı olmak üzere, ... ve ... mağazasının içinde yer alan outlet kısmı bu operasyonun içinde yer almakta olduğunu,
Davalının eylemi 6769 sayılı SMK uyarınca davacının tescilli tasarım haklarına tecavüz niteliğinde olduğunu,
Yukarıda da detaylıca belirttiğimiz üzere, davacı uzun yıllardır abiye, elbise sektöründe uzun yıllardır faaliyette bulunan, tasarımları yurt içinde, yurt dışında sıkı takip edilen lider bir konumda olduğunu. Her yıl koleksiyonları gerek defileler, gerekse internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında duyurulmakta ve kamuya sunulmakta olduğunu, bilindiği üzere, moda sektöründe her yılın başında yeni koleksiyonlar duyurularak üretim, satış ve pazarlamasına başlanır olduğunu. Davacı tarafından 2019 yılı başlarında kamuya sunulan ve....başvuru tarihli ... başvuru no.lu, ... başvuru tarihli ve ... başvuru no.lu, ... başvuru no.lu ve 03.03.2020 başvuru tarihli tescilli tasarımlarına davalı tarafından tecavüz fiilleri gerçekleştirilmiş olduğunu, davalı taraf, davacı ait tescilli tasarımları farklı renk ve beden seçenekleriyle üretilip, pazarlanıp satışa sunulmakta olduğunu. Küçük farklılıklar haricinde ve alternatif renk seçenekleri haricinde birebir aynısının bulunmasının farklılaşmaya yol açmayacağı açık olduğunu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davalı tarafça davacıya ait birden fazla tescilli tasarımın nihai tüketici nezdinde farklılaşmaktan uzak birebir aynısının, farklı renk ve beden seçenekleri ile satılıp pazarlanması ile tecavüz oluşturacağı açık olduğunu, Aşağıda da tek tek detaylıca açıklayacağımız üzere, davacının ... başvuru no.lu, ... başvuru no.lu, ...başvuru no.lu tescilli tasarımlarına davalı tarafından birebir benzerinin üretilmesi ve satılması yoluyla gerçekleştirilen tecavüz fiillerinin önlenmesi, durdurulması ve davacının zararının tazmin edilmesi gerekmekte olduğunu, davalının fiilleri davacının ... no.lu tasarımına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, davacı tarafından ...başvuru no.lu tasarımı 2019 Yılı Kreasyonu kapsamında gerek defileler gerekse davacı şirketin sosyal medya hesapları aracılığıyla kamuya sunulmuş olduğunu. aynı tasarım bakımından 22.11.2019 başvuru tarihinde tasarım tescilinde bulunulmuş olduğunu. Bu nedenle davacı tasarımları tescilli tasarım koruması kapsamında olduğunu, davacının ...başvuru no.lu tasarımı davalı tarafından .... kodu ile satılmakta olduğunu, tasarımlar yan yana incelendiğinde benzerlik daha da iyi anlaşılacak olduğunu, davalının fiillerinin davacı ... no.lu tasarımına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, davacı tarafından ... başvuru no.lu tasarımı 2020 Yılı Kreasyonu kapsamında gerek defileler gerekse davacı şirketin sosyal medya hesapları aracılığıyla kamuya sunulmuş olduğunu, aynı tasarım bakımından 03.03.2020 başvuru tarihinde tasarım tescilinde bulunulmuş olduğunu, bu nedenle davacı tasarımları tescilli tasarım koruması kapsamında olduğunu, davacı adına tescilli tasarımı ile davalı tarafından ... kodu ile üretilip satılan tasarım hiçbir farklılık içermeksizin birebir aynı olduğunu. Nitekim aşağıda yer verdiğimiz görseller yan yana incelendiğinde de benzer oldukları anlaşılacak olduğunu, davalının fiilleri davacının ... no.lu tasarımına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, davacı tarafından 2019/07514-13 başvuru no.lu tasarımı 2019 Yılı Kreasyonu kapsamında gerek defileler gerekse davacı şirketin sosyal medya hesapları aracılığıyla kamuya sunulmuş olduğunu, aynı tasarım bakımından 22.11.2019 başvuru tarihinde tasarım tescilinde bulunulmuş olduğunu, bu nedenle davacı tasarımları tescilli tasarım koruması kapsamında olduğunu, davacı adına tescilli tasarımı ile davalı tarafından ... kodu ile üretilip satılan tasarım hiçbir farklılık içermeksizin birebir aynı olduğunu. Nitekim aşağıda yer verdiğimiz görseller yan yana incelendiğinde de benzer oldukları anlaşılacak olduğunu, davacıya ait tescilli markaları kanuna ve usule aykırı olarak kullanarak, Müvekkilin 6769 sayılı SMK ve Türk Ticaret Kanunu ile koruma altında bulunan tescilli tasarım haklarının önemli ölçüde zarar görmesine neden olan ve tescilli tasarım hakkına tecavüz eylemlerini gerçekleştiren davalının; davacıya ait tescilli tasarımlarına karşı tecavüz fiillerinin tespitine, durdurulmasına, haksız tecavüzlerinin önlenmesine ve kaldırılmasına; davacıya ait tescilli tasarımların; Davalıya ait her türlü basılı evrak, tabela, broşür, katalog, internet sitesi tanıtımı ile davalıya ait ..., ... sosyal medya hesaplarından ve... ticari internet sitesinden ve diğer ticari evraktan çıkartılmasına, silinmesine, silinmesi mümkün olmuyor ise imha edilmesine, davacının söz konusu tecavüz eylemlerinden doğan zararlarının tazmini için dava tarihinden itibaren yasal faizi ile fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla tamamlanmak üzere şimdilik
1000-TL maddi tazminata ve SMK 150/2 gereği müvekkil tasarımlarının itibar kaybına uğraması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla tamamlanmak üzere şimdilik 1000,00-TL itibar kaybı tazminatı ile 2000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, davacının Sınai Mülkiyet Hukuku ve Ticaret Hukukundan doğan haklarına vaki tecavüz fiillerinin durdurulması, önlenmesi ve işbu davanın etkinliğini temin zımnında; davalıya ait, davacıya ait tasarımlarla benzer tasarımları içeren bütün materyallere, iş mahsullerine, ürünlerine, internet vasıtasıyla yapılanlar dahil, her türlü tanıtım ve reklam ürünlerine ve sair vasıtalara; Davalıya ait gerek yukarıdaki ve gerekse tespit edilecek sair adreslerde, davalıya ait ..., ...sosyal medya hesaplarından ve ... ticari internet sitesindeki görsellere el konulmasına ve toplanmasına ve kaldırılmasına dair Sayın Mahkemenizce uygun görülecek teminat mukabilinde veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, verilecek ihtiyati tedbir kararının mahkememizce verilecek karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde de bu emtiaların imhasına dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap Dilekçesi: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Firmalarının 12.05.2020 tarihinde kurulduğunu, firmalarının üretici olmayıp ... adlı internet sitelerinde satışı gerçekleştirilen ürünlerin çeşitli firmalardan temin edildiğini, dava konusu
ürünlerin ise İhbar olunan ...Şti. firmasından alındığını, Firmalarına ait internet sitesinde; ...linkinde satışı gerçekleştirilen “...” kodlu ürünün, ... linki ile satışı gerçekleştirilen “...” kodlu ürünün ve ... linki ile satışı gerçekleştirilen “violet omuz dekolteli yırtmaçlı balık abiye ...” kodlu ürünün,... Ltd. Şti.’nden alınmış olup bunlara ilişkin alış faturalarının sırasıyla Ek-1, Ek-2 ve Ek-3’de yer aldığını, Bu sebeple firmalarının üretici olmaması, dava konusu ürünleri ihbar olunan ... Şti.’nden temin ederek satışını gerçekleştirmiş olması nedeniyle davanın ... Şti.’ne ihbarını talep ettiklerini, Davalı olan taraflarına iddia ve savunma hakkı tanınmaksızın davacının tek taraflı iddialarına göre bilirkişi incelemesi yaptırılmasının, taraflarının adil yargılanma hakkını ihlal ettiği gibi usul ve yasaya da aykırı olup bu şekilde yapılan bilirkişi incelemesine ve alınan bilirkişi raporunun tamamına itiraz ettiklerini, Başka bir açıdan ise davacının hak iddiasında bulunduğu tasarımlar ile firmalarının satışını gerçekleştirdiği ürünler arasında birçok farklılıkların bulunmasına rağmen Mahkemenizce alınan bilirkişi raporunda farklılıklara değinilmeyerek inceleme yapılmasının hatalı olduğunu, bu sebeple de yapılan bilirkişi incelemesine ve alınan bilirkişi raporunun tamamına itiraz ettiklerini, Davacının hak iddiasında bulunduğu tescilsiz tasarımın, herhangi bir özellik arz etmeyen sıradan bir tasarım olup piyasada çok uygulanan bilinen bir tasarım olduğunu, bu bakımdan davacının hak iddiasında bulunduğu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına haiz olmayıp harcı alem olduğunu, 554 sayılı KHK’nın 6. Maddesinde “yeni” olma ve 7. Maddesinde “ayırt edici” olma şartlarının açıkça belirtildiğini ve gerek 554 sayılı KHK’de ve gerekse 6769 sayılı Kanun’da tasarımın korunma şartlarından birisinin “yeni” olma özelliği ve bir diğerinin de “ayırt edici” olma özelliği olduğunu, ayrıca SMK’nın 56. Maddesi gereğince de herhangi bir tasarımın tescilli veyahut tescilsiz olarak korunabilmesi için “yenilik” ve “ayırt edicilik” unsurlarına sahip olmasının gerektiğini ve kanunda “Yenilik” ve “Ayırt Edicilik” unsurlarının olması için hangi özelliklere sahip olmasının gerektiğinin belirtildiğini, “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun... E. ... K. 27.03.2013 tarihli” ilamı ve “Yargıtay 11. HD ...E.... K.” sayılı ilamı ve “Yargıtay 11. HD ... E. ... K. 03.06.2010 tarihli” ilamının da bu yönde olduğunu, Mahkemenizce mutlak yenilik kriterine göre araştırma yapıldığında davacının hak iddiasında bulunduğu tasarımın davacının kamuya arzından çok önce kamuya arz olunmuş bir ürün olup davacı ürününün Türk ve Dünya Modasında yer etmiş, klasikleşmiş ve kamuoyu tarafından yeni ayırt edilebilecek bir tasarım olmadığının görüleceğini, dolayısıyla dava konusu ürünün ve benzerlerinin davacı tarafın kamuya arzından çok önce gerek sosyal medya üzerinde gerekse ülke çapındaki mağazalarda
mevcut olduğunu, bu bakımdan bilirkişilerin basit bir internet araştırmasıyla davacı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına haiz olmadığının tespit edilebileceğini, bu sebeple davacının harcı alem nitelikteki bu ürünlere ilişkin incelemesiz tescil incelemesinden haksızca faydalanarak hak iddiasında bulunmasının art niyet göstergesi olduğunu, Maddi tazminat istenebilmesi için de ortada bir kusur bulunmasının ve bu kusurun ispatlanmasının gerektiğini, zira firmalarının üretici olmayıp çeşitli firmalardan elde ettiği ürünlerin satışını internet sitesinde gerçekleştirdiklerini, nitekim davacının hak iddiasında bulunduğu ürünlerin davacıya ait olduğunun ilk defa mahkemenizce taraflarına tebliğ edilen dava dilekçesi ve bilirkişi raporu ile öğrenilip öncesinde davacı tarafından yapılmış ihtar veyahut ihbar bulunmadığı dikkate alındığında piyasada benzer nitelikli binlerce ürünün kime ait olduğunun firmalarınca bilinmesinin mümkün
olmayıp aksi ihtimalin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, dolayısıyla firmaları aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için taraflarının kusurunun davacı tarafından ispatlanmasının gerektiğini, ayrıca dava konusu tasarımların harcı alem nitelikte olduğu da göz önünde bulundurulduğunda dayanağı olmayan iddialarla tazminat isteminde bulunulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, maddi zararı kanıtlamadan tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmadığını, afaki ve dayanaksız tazminat talebinin reddinin gerektiğini, Ayrıca Manevi zarardan bahsedebilmek için bir tarafın haklarının ihlal edilmiş olmasının gerektiğini, davaya konu tasarımlar ile müvekkiline ait tasarımlar arasında hiçbir
benzerlik bulunmaması nedeniyle davacı tarafın haklarının ihlal edilmesi ve bunun sonucunda elem veya ızdırap gibi bir durumun söz konusu olmadığını, burada manevi tazminat talebinin hiçbir koşulda kabul edilmemesiyle birlikte bu istemin sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, İhtiyati tedbirin koşulları oluşmadığından davacının haksız ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, belirterek, müvekkili tarafça açıkladıkları nedenlerle, öncelikle davanın ...Şti.’ne ihbarına, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının yeni olduğunu iddia ettiği tescilli tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin Bilirkişi tarafından “mutlak yenilik” kriterine göre inceleme yapılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; Davalı tarafın iddialarında müvekkilinin tasarımlarının tescilli tasarımlar olduğunun göz ardı edildiğini ve mesnetsiz iddialarda bulunulduğunu, bir tasarımın ayırt ediciliğinin o tasarımın bilgilenmiş kullanıcısı nazarı ile bakılarak incelenip değerlendirileceğini, müvekkiline ait abiye tasarımının; müvekkilinin sektörde edindiği deneyimle dünya modasını takibi ve yeni trendleri izlemesi neticesinde makul miktarda yurtdışı trendlerinden esinlenerek ve kendi yaratıcı katkısını da ortaya koyarak ortaya çıkardığı ayırt ediciliği haiz bir kreatif eser olduğunu, nitekim davacı tarafından iddia edilen diğer
tasarımların ne yönüyle müvekkilinin elbisesi ile benzer olduğunun temellendirilmemiş olup soyut iddialardan ibaret olduğunu, 6769 sayılı SMK’nın 56. maddesi 1. fıkrası gereği tasarımlarının Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağını, ayrıca “Tescilli Tasarımlarda Yenilik ve Ayırt Edicilik Unsurları,...” gibi doktrinin de belirttikleriyle aynı yönde olduğunu, Davalı tarafça yalnızca ürün satışı gerçekleştiriliyor olup ürün üretiminin yapılmadığının iddia edildiğini, ancak 6769 sayılı SMK’nın 81/1-a. maddesinde satış ve pazarlama faaliyetlerinin de tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun hüküm altına alındığını, Davalı tarafın iddialarının aksine bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bir biçimde
düzenlendiğini, zira bilirkişi raporunun tespit ve ihtiyati tedbir bakımından düzenlenmiş olup SMK 159. maddesi gereği tasarım hakkına tecavüz durumlarında ihtiyati tedbirin talep edilebileceğini, bilirkişi raporunun ihtiyati tedbir taleplerinin uygulanması bakımından alınmış olup ihtiyati tedbire binaen davalı tarafça bir önle alınmasını engellemek adına karşı tarafa bilgi verilmeksizin tespit edildiğini, Mahkemenizin de takdir edeceği üzere içeriğindeki alanında uzman tasarımcı bilirkişilerin yapmış olduğu tespitlerin Teknik Bilgi içermesi ve hakimin mesleki tecrübesi gereği bilebileceği veya bilmesinin beklendiği bir konu olmaması sebebiyle bilirkişi raporuna itibar edilmesinin gerektiğini, Yargıtay 11. H.D.’nin ...E. ... K. Sayılı kararı ile tasarımcı bilirkişinin tespitlerinin aksine kurulan yerel mahkeme kararının bozulduğunu, belirterek, müvekkili tarafça açıklanan nedenlerle; haklı davalarının kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Talebi: Davalı ... Vekili 30/12/2021 tarihli dilekçesi ile dava konusu ürünleri ...Şti.'ne davanın ihbarını talep etmiş olup; dava dilekçesi, tensip tutanağı ile birlikte davalı yanın cevap dilekçesi usulüne uygun olarak ihbar olunana tebliğ edilmiştir.
Islah Dilekçesi: Davacı vekili02/03/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde yer alan her 10.000,00TL maddi tazminat talebini artırarak toplam 100.000,00TL üzerinden maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Deliller:
-Türk Patent ve Marka Kurumuna yazılan müzekkereye cevap verildiği ve istenilen ... , ..., ... sayılı tasarım tescil belgelerinin ve sicil kayıtlarının gönderildiği ve UYAP üzerinden dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi Raporu: 31/03/2021 Tarihli Bilirkişi Raporu:"Davacı tarafından dosyaya sunulan ve bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ilgili internet sitesi incelendiğinde web sitesi içerisinde tespite konu ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, Tespite konu ilgili “...” internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde, İçerik sağlayıcının “... Şirketi”, açık adresinin “...”, vergi numarasının “...”, iletişim numarasının “...” olarak sitenin “İletişim” sayfasından açıkça belirtildiği, Bahsi geçen “...” ve “...” isimli sosyal medya hesaplarına ait sayfaların güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde tespit konusu ürün ve görsellerin tanıtımların yapıldığı, Tespite konu ... ve ... sosyal medya hesaplarına ait genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde ” ...” sayfasıyla ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı, Davacı tarafın tescilli tasarımları ile (dava konusu olan üç tasarım) Davalı tarafın web sitelerinden satışta olduğu ürünlerin, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Aynıya yakın benzerlerinin üretildiği, bilgilenmiş tüketici algısında aynı koleksiyon parçası olarak değerlendirilebileceği, seçilen kumaşların yüzey yapılarının, kalitelerinin aynı olduğu, renk farklılığının ise, tasarıma farklılık kazandırmadığı, kaldı ki; tekstil sektöründe bir tasarımın farklı kumaş kalite ve renklerle, desenlerle farklı varyantlarının da çalışıldığının olağan bir durum olduğu"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Raporu:11/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu: "Tekstil abiye elbise sektöründe geçerli olan seri üretim normlarına göre hesaplama yapılmak suretiyle minimum 50 adet üretimden maksimum 2500 adet üretime kadar seçenekli olarak karlılık hesaplaması 3 tasarım için de ayrı ayrı olmak üzere raporumuzun “Hesaplama” bölümünde arz edildiği üzeredir" şeklinde kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Raporu: 22/07/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu: 11.10.2023 Tarihli Mali Rapora göre; Davacının Ticari defterlerinin açılış ve kapanış Tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı, kendi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacının resmi belgeleri olan faturalar ile defterlerin bir uyum içinde olduğu, Yargıtay kararlarında “ bir taklit ürünün kaç adet üretilmiş olduğu ise varsa yazılı delil ve belgelere göre, aksi takdirde alanında uzman bilirkişiler yardımıyla böyle bir ürünün çeşidi ve
özellikleri itibariyle ortalama kaç adet üretilmiş olduğu, farazi olarak tespit edilmelidir.” Buradan hareketle, 31.03.2023 Tarihli Bilirkişi Heyet raporunda, davalının taklit ürünlerden kaç adet, kaç renk ve kaç beden üretebileceği konusunda, dosya kapsamındaki raporun içinde mevcut olmadığı, Bir adet üründen 229,95 TL kar elde edebileceği, kaç adet üretimin yapıldığının tespiti edilemediğinden toplam mahrum kaldığı karın takdiri Sayın Mahkemede olduğu,
Davacının Talebi olan Manevi Tazminatın Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Raporu: 24/01/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu: "Davacının sunmuş olduğu kesim ve üretim formları, kullanılan abiye elbise kumaşının kalınlığı, davalının satış kapasitesi ve her renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde her bir tasarım üründen en az: 50 kat x 3 beden x 5 renk = 750 adet ürün kesimi yapıldığı, dava konusu 3 tasarım ürünün asgari toplam (3 x 750 =) 2.250 adet üretildiği, Davalının asgari ürün satış adetine göre, davacının SMK 151-2-a kapsamında dava konusu her bir tasarım için 172.462,50 TL olmak üzere dava konusu 3 tasarım için toplam 517.387,50 TL tazminat tutarı talep edebileceği"ne dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Ek Raporu:18/10/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu: "Tekstil abiye elbise sektöründe geçerli olan seri üretim normlarına göre hesaplama yapılmak suretiyle minimum 50 adet üretimden maksimum 2500 adet üretime kadar seçenekli olarak karlılık hesaplaması 3 tasarım için de ayrı ayrı olmak üzere kök raporumuzun “Hesaplama” bölümünde arz edildiği, Davacının sunduğu ilave belgelerin de yorumlanması neticesinde kök rapordaki kanaatin korunduğu, düzeltilecek maddi/teknik hata bulunmadığı, Davalının itirazlarının uzmanlık alanım dışında olduğu"na dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi Ek Raporu: 19/10/2025Tarihli Bilirkişi Ek Raporu: "Yapılan incelemeler sonucunda, yukarıda belirtildiği üzere; davacı şirket tarafından, davacının iddia ve talebinde belirtilen; müvekkil adına tescilli tasarımı ile davalı tarafından ... kodu ile üretilip satılan tasarım hiçbir farklılık içermeksizin bire bir aynıdır. Müvekkil adına tescilli tasarımı ile davalı tarafından ... kodu ile üretilip satılan tasarım hiçbir farklılık içermeksizin bire bir aynıdır.
Müvekkil adına tescilli tasarımı ile davalı tarafından ... kodu ile üretilip satılan tasarım hiçbir farklılık içermeksizin bire bir aynıdır.
Davalı tarafça, çok sayıda müvekkil tasarımları daha düşük maliyetler, düşük kalite ham maddelerle üretilmekte, pazarlanmakta ve oldukça düşük fiyatlarla satılmaktadır.
Davalı, tamamen kötü niyetli bir şekilde, Müvekkil şirkete ait tasarımlara iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu bildiği dava konusu elbiseleri haksız ve hukuka aykırı bir şekilde üretip satarak, Müvekkilin tüketiciler nezdinde yarattığı güvenden ve marka değerinden faydalanma kastı ile satış sağlamıştır. Denildiği ancak, davalının şirket merkezinde yapılan inceleme ve tespitlerin sonucunda; Davalı şirketin ilgili yıllara ait defterleri incelendiğinde; muhasebe kayıtlarında, üretimle ilgili 150 hesap olan ilk madde ve malzeme, 151 hesap olan yarımamüller-üretim ile 152 mamüller hesaplarının çalışamadığı, ayrıca demirbaş kayıtları incelendiğinde 255 demirbaş hesaplarında üretimle ilgili dikiş makinası,
ütü. Makas, kumaş kesim makinası vb. kayıtlarının bulunmadığı ve üretimle ilgili personel giderlerinin
bulunmadığı, görüldü.
Söz konusu davalı şirket ... Şirketinin şirket merkezindeki binası, bodrum + 2 kattan oluştuğu. Bodrum ve 1. Katı abiye elbiselerin depolandığı,1. katta ürün satış hazırlama ve sevk yeri olduğu, ikinci katında fotoğraf stüdyosu ve idari büroların bulunduğu yer olarak kullanıldığı, şirket merkezinde mal üretim ile ilgili bölümün bulunmadığı görüldü.
Dolayısıyla davalı şirketin işyerinde üretim yapılmadığı, ticari mallar alış ve satışının yapıldığı görüldü.
Davacı taraf 08.12.2022 tarihli dilekçesinde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun “Yoksun Kalınan Kazanç” başlıklı, 151 maddenin 2-a bendindeki “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir” yöntemine göre hesaplanmasını talep ettiği, Davalı ... Şirketi, 3 adet tasarımdan nihai tüketicilere yukarıda görüldüğü üzere toplam 20 adet ürün satışı olduğu, 22.07.2024 tarihli bilirkişi raporuyla dava konusu ürünlerden 1 adedinin satışından ortalama 229,95 TL./adet kar elde edeceğinin hesaplandığı, bilirkişinin yapmış olduğu birim karlılık tespiti davacı gelir tablosu, faturalardaki ürün birim fiyatları ve sektör piyasa fiyatlarıyla uygun olduğu, Davalının ürün satış adedine göre, SMK 151-2-a kapsamında dava konusu tasarımlar için, 20 adet ürün satışı için (20 adet x 229,95 TL/adet) = 4.599,00 TL tazminat tutarını talep edebileceği Dolayısı ile davalının söz konusu üç adet tasarım abiye elbiseleri nihai tüketicilere satışı sonucu SMK 151 (2) a) maddesi kapsamında; nihai tüketicilere satılan dava konusu üç tasarım için (20 adet x 229,95 TL/adet) = 4.599,00 TL tazminat talep edebileceği"ne dair kanaatlerini bildirmişlerdir.
Dava ve uyuşmazlık: Taraflar arasındaki dava davalının eylemlerinin davacı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan tasarımlara tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulmas, önlenmesi ile maddi tazminat, itibar tazminatı, manevi tazminat ve sair taleplere ilişkindir. Davacı taraf; TPMK nezdinde ... tescil numaralı tasarımların davacı adına tescil edildiğini, davalı tarafça bu tasarımların birebir aynısının üretilerek satıldığını, bu sebeple davacının tasarım hakkına tecavüz edildiğini belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı taraf ise; davalının üretici firma olmadığını, dava konusu edilen ürünlerin dava dışı firmalardan tedarik edilerek satışa sunulduğunu, davanın bu ... şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, davacı adına tescilli tasarımların yeni ve ayırt edici mahiyette olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe:Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde... ve ... tescil numaralı tasarımların davacı adına tescil edildiği, mahkememizce alınan delil tespiti niteliğindeki 31/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı adına tescilli tasarımlar ile davalının kullanımda olan ... isimli internet adresinde tanıtım ve satışı yapılan ürünlerin ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı, karşılaştırma sonucunda içinde tasarım ve sektör uzmanının bulunduğu heyetin yaptığı inceleme sonucunda davalı tarafça internet sitesi ve instagram/facebook isimli sosyal medya hesaplarında yapılan tanıtım ve satış işlemlerinde yer alan ürünlerin davacı adına tescilli tasarımla aynı mahiyette olduğu, ürünlerin benzer olduğu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde aynı koleksiyon parçası olarak değerlendirilebileceği, renk farklılıklarının tasarıma farklılık kazandırmadığı kanaatinin bildirildiği, görsel ve tasarımlar olarak bakıldığında davacının tescilli tasarımları ile davalının ürünlerinin benzer ve aynı mahiyette ürünler olduğu kanaatine varıldığından davalının eylemlerinin davacı adına tescilli tasarım hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tecavüz eylemlerinin önlenmesi, durdurulması talebi bakımından; davalının kullanımlarının davacı adına tescilli tasarımlara tecavüz niteliğinde olduğu anlaşılmakla davalının davacı adına tescilli bulunan tasarımların kullanmasının durdurulmasına, önlenmesine, bu kapsamda davacı adına tescilli tasarımların davalının internet sitesinde ve facebook/instagram sosyal medya hesaplarında kullanılan benzer tasarımların ilgili url adreslerinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Maddi tazminat bakımından; davacının maddi tazminat talebinin SMK 151/2-a maddesine dayandığı, bu madde gereğince tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin kazanacağı muhtemel gelirin hesaplanması gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda bu doğrultuda yapılan incelemede davalının eylemleri nedeniyle elde ettiği kazancın 19/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 4.599,00 TL olarak hesaplandığı, daha önce alınan bilirkişi raporlarında elde edilen net kazancın hesaplanamadığı ancak her bir tasarım için 750 adet üretim varsayılarak hesaplama yapıldığı ve 517.387,50 TL tazminat hesaplandığı, davacı tarafça 100.000,00 TL üzerinden maddi tazminat talebinin ıslah edildiği, dosya kapsamında davalı tarafın dava konusu ürünlerin üretimini yapmadığı, ilgili ürünlerin ihbar olunandan tedarik edilerek satışa sunulduğu gözetildiğinde davalının 20 adet ürün satışından elde ettiği 4.599,00 karın tazminat olarak istenebileceği kanaatine varılmakla bu miktar üzerinden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talep bakımından davanın reddine karar verilmiştir. İtibar tazminatı yönünden; davacının dava açılırken talep ettiği tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu olduğu anlaşılmakla itibar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi bakımından ise; davalının davacıya ait tescilli tasarımların kullanılmasının davacının manevi haklarına zarar verdiği ve manevi tazminatın şartları oluştuğundan, tazminata konu eylemlerin ağırlığı, eylemlerin davacının tüketici nezdindeki imajı üzerindeki etkileri dikkate alıanrak davacı lehine 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davalının davacı adına tescilli bulunan tasarıma ilişkin kullanımlarının davacının tasarım hakkına tecavüzün niteliğinde olduğunun tespiti ile tazminat taleplerine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile davalının kullanımlarının davacı adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... , ...ve .. Tescil numaralı tasarımlara tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına ve önlenmesine,
2-Davalı tarafça bilirkişi raporunda tespit edilen ve davacı tasarımları ile benzer nitelikte olduğu tespit edilen ürünlerin ...; ...ile ... alan adlı URL'lerden çıkartılmasına,
3-Davacıya ait tescilli tasarımla benzer nitelikte olan tasarımlar ile bu tasarımların yer aldığı her türlü basılı evrak, tabela, broşür, katalog vb tanıtım vasıtalarına el konularak, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak üzere imha edilmesine
4-Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 4.599,00 TL Maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının itibar tazminat davasının kabulü ile 1.000,00 TL itibar tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 2.000,00 TL Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
8-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 519,087 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.776,06 TL (ıslah harcı+peşin harç) harç düşümü ile kalan 1.256,97 TL tutarın talep halinde yatıran tarafa iadesine,
9-Davacı tarafından yapılan; 59,30TL Başvuru Harcı 68,31TL Peşin Harç, 1.707,75 TL Islah Harcı toplamından oluşan 1.835,36TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-19.190,00 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 9.595,00TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Tasarım hakkına tecavüz davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 4.599.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)İtibar tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Reddolunan Maddi Tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.24/06/2026

Katip
¸


Hakim
¸

Emsal Karar Ara

Marka hukuku emsal kararları arasında arama yapın

Yorum Yapın