Bilirkişi Hükümsüzlük Dedi, Mahkeme Redde Karar Verdi: İltibas Değerlendirmesi Hukuki Meseledir
HE Hakan Elçi 2 Görüntülenme 26.06.2026

Bilirkişi Hükümsüzlük Dedi, Mahkeme Redde Karar Verdi: İltibas Değerlendirmesi Hukuki Meseledir

Kararın Özeti

Uluslararası tanınmış bir tekstil markası, rakibinin 'TST' ibareli markasının hükümsüzlüğü için dava açtı. Bilirkişi raporu hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirdi. Mahkeme ise markaların karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinin hukuki bir mesele olduğunu ve bu konuda bilirkişi görüşüyle bağlı olmadığını vurgulayarak davayı reddetti.

Türkiye'nin önde gelen perakende tekstil şirketlerinden biri olan davacı, çok sayıda tescilli markaya sahip olmasına karşın rakip firmanın tescil ettirdiği 'TST' ibareli markanın benzerlik ve kötüniyet gerekçesiyle hükümsüzlüğünü talep etti.

Bilirkişi Hükümsüzlük Dedi, Mahkeme Neden Redde Karar Verdi?

Bilirkişi raporu, davalı markasının 35. sınıftaki hizmetlerin bir bölümünde SMK m. 6/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu bildirdi. Mahkeme ise farklı bir sonuca ulaştı:

  • Davacının markaları temel olarak belirli bir kelime ibaresini içermektedir. Davalının 'TST' markasında ise bu ibareye yer verilmemiştir.
  • Davacının diğer markalarındaki ek ifadeler slogan niteliğinde olup ayırt edicilik taşımamaktadır.
  • Davalı markasında şekil unsuru ağırlıklı biçimde yer aldığından bütünsel karşılaştırmada iltibas ihtimali bulunmamaktadır.

Mahkeme ayrıca HMK m. 282 uyarınca hâkimin bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceğini, özellikle iltibas ihtimalinin tespitinin hukuki bir mesele olduğunu ve bu konuda bilirkişinin görüşüyle bağlı olmadığını vurguladı.

Tanınmış Marka ve SMK m. 6/4-5 Talebi

Davacı, markasının tanınmış marka olduğunu öne sürerek SMK m. 6/4 ve 6/5 kapsamında da hükümsüzlük talep etti. Mahkeme, tanınmış markanın yalnızca asıl kelime ibaresi olduğunu, bu ibarenin davalı markasında bulunmadığını ve dolayısıyla koruma kapsamının geniş tutulamayacağını belirledi.

Kötüniyet İddiası

Davalının kötüniyetli olduğuna dair somut bir delil dosyada yer almadığından bu talep de reddedildi.

Sık Sorulan Sorular

Bilirkişi hükümsüzlük derse mahkeme mutlaka kabul eder mi?

Hayır. HMK m. 282 gereğince hâkim bilirkişi görüşüyle bağlı değildir. Özellikle iltibas ihtimali gibi hukuki nitelendirme gerektiren konularda mahkeme bağımsız değerlendirme yapar.

Markamdaki slogan unsurları beni korur mu?

Sloganlar genellikle ayırt edici güçten yoksun kabul edilir. Asıl unsur, kelime ya da şekil unsurudur. Bu nedenle marka stratejinizi asıl ve ayırt edici unsur üzerine kurmanız önerilir.

Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgi amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Ücretsiz ön görüşme için tıklayın.
Kaynak — Karar Künyesi

Bakırköy 1. FSHHM — E. 2023/211, K. 2024/264, 17.12.2024

Taraf ve marka adları gizlilik gereği paylaşılmamıştır.
Kararın tam metnini görmek için tıklayın
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/211 Esas
KARAR NO : 2024/264

DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 18/10/2023

KARAR TARİHİ : 17/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2024
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin "..." markası ile ülkemizdeki en önemli perakende tekstil şirketlerinden biri olduğunu, bir çok farklı ülkede satış gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır "..." markasını kullanıyorsa da , ... tescil numaralı " ..." , .... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı "... ..." , ... tescil numaralı " ..." vs. Gibi 25. Sınıfta bir çok marka tescilinin bulunduğunu, davaya konu edilen ve hükümsüzlüğü istenen davalı adına tescilli .... tescil numaralı "..." ibareli markanın asli unsur konumundaki kelime unsurunun müvekkil markaları ile birebir aynı olduğunu, SMK 6/1 maddesi uyarınca markaların benzerlik gösterdiğini, davalının bu tescilinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin markasına yanaşma eylemi gösterdiğini, bu nedenlerle davalı adına tescilli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, kısaltımı TST (Tam Senin Tarzın) olan müvekkili firmanın 2020 yılında kurulduğunu, müvekkilinin herhangi bir taklit amacı olmaksızın davacı firmadan habersiz ve bağımsız bir şekilde marka oluşturma gayretine girdiğini, davacı markası ile müvekkil markası arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, müvekkil firmanın e ticaret firması olarak faaliyet gösterdiğini ve saygı gören bir işletme olduğunu, müvekkilinin davacı markasına herhangi bir yanaşma eylemi göstermediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkini taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,..,... tescil numaralı markaların davacı adına, .... tescil numaralı markanın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu marka uzmanı bilirkişi hazırlamış olduğu 21/11/2024 tarihli raporda sonuç olarak; SMK 6/1 yönünden; davalı markasının 35 inci sınıfın 25 inci sınıfla bağlantılı iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler kısımları yönünden SMK 6/1’e dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, SMK 6/4 ve 6/5 yönünden; Davacının ... markasının tanınmış marka olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden ve Yargıtay .... HD,nin ... E., .... K. Sayılı ilamı da dikkate alındığında tanınmış marka olduğu davacının markaları ile davalı markası arasında yukarıda da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimali doğuracak benzerlik söz konusu olması ve davalı markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabilme durumu nedeniyle takdiri mahkemeye ait olmak kaydıyla davalının markasının tescilli olduğu 35. Sınıftaki tüm içerikler yönünden SMK 6/5’e dayalı hükümsüzlük talebinin koşullarının oluştuğunu, SMK 6/9 yönünden, Dosyada davacının kötüniyetine ilişkin somut herhangi bir delile rastlanmamakla birlikte kötüniyet hususunun gerçekleşmiş sayılıp sayılmayacağı hususundaki takdirin mahkemeye ait olacağını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının önceki tarihli olup, SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlüğe dayanak yaptığı markaları ... tescil nolu " ..." , ... tescil nolu "...." , ... tescil nolu "... ..." , ... tescil nolu "... " markaları davalının sonraki tarihli dava konusu edilen markası ise "...." markasıdır. Görüldüğü üzere davacının hükümsüzlüğe dayanak yaptığı markaların tamamının ortak unsuru "..." ibaresidir. Diğer unsurlar slogan şeklindedir. Davalının markasında "..." ibaresi geçmemektedir. Yine, tanınmış marka olan davacı markası "..." markasıdır. Buna göre, görsel , işitsel ve anlamsal olarak markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sloganların bir ayırt ediciliği bulunmayıp, aslolan "..." markası olup, davalının markasında şekil unsuru da önemli ölçüde yer aldığından SMK 6/1 maddesi kapsamında iltibas veya iltibas tehlikesinin bulunduğundan söz edilemez. Davacının tanınmış markası "..." markası olup, "..." markası ile birlikte kullanılan diğer ekler tanınmış marka değildir. Bu haliyle SMK 6/4 ve 6/5 maddeleri kapsamında da hükümsüzlük koşulları oluşmamıştır. Davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğuna dair de bir delil bulunmamaktadır. HMK'nın 282 maddesi uyarınca hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Ayrıca Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve .... Esas ve .... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi hukuki bir konu olduğundan bu yönüyle bilirkişi raporunda ki hukuki değerlendirmeye itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL ilam harcından, 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile, 157,75 TL bakiye karar harcının, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihininde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacından alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024

Katip ...
✍e-imzalıdır


Hakim ...
✍e-imzalıdır

Yorum Yapın