"Toptancıdan Aldım, Orijinal Sandım" Savunması Geçersiz: 25 Taklit Forma Marka Tecavüzü Sayıldı
HE Hakan Elçi 2 Görüntülenme 26.06.2026

"Toptancıdan Aldım, Orijinal Sandım" Savunması Geçersiz: 25 Taklit Forma Marka Tecavüzü Sayıldı

Kararın Özeti

Ülkenin önde gelen spor kulüplerinden birinin tescilli markasını taşıyan 25 adet taklit çocuk forması bulunan esnaf, 'ürünleri toptancıdan aldım ve orijinal olduklarına inandım' savunmasıyla kurtulmaya çalıştı. Mahkeme, marka tecavüzünde kusur şartının aranmadığını vurgulayarak tecavüzün tespitine, durdurulmasına ve ürünlere el konulmasına hükmetti.

Türkiye'nin en büyük spor kulüplerinden birinin TPMK ve WIPO nezdinde tescilli markalarını taşıyan 25 adet taklit çocuk formasının (altlı-üstlü takım) tespit edildiği bu davada, davalı esnaf orijinal ürün sattığını düşündüğünü ve ürünleri toptancıdan temin ettiğini savundu.

"Orijinal Sandım" Savunması Neden Geçersiz Sayıldı?

SMK m. 29/1-b ve c hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz fiillerinde kusur şartı aranmamaktadır. Yani esnafın bilerek ya da bilmeyerek taklit ürün satması, hukuki sonuç bakımından fark yaratmaz. Bilirkişi incelemesinde tespit edilen 25 adet ürünün orijinal olmadığı, işçilik ve malzeme kalitesinin orijinal ürünlerle örtüşmediği belirlendi. Davalı, satın alma sırasında orijinalliğe ilişkin herhangi bir belge de ibraz edemedi.

Mahkeme Ne Hükmetti?

  • Marka hakkına tecavüzün tespitine ve durdurulmasına,
  • Taklit ürünlere el konulmasına,
  • 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
  • 6.635,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline.

Esnaf İçin Kritik Uyarı

Perakende satış noktaları ve toptancılar için bu karar önemli bir hatırlatma niteliğindedir: Ürünü kim ürettiğinden bağımsız olarak, tescilli bir markayı taşıyan taklit malı elinde bulundurmak, satmak ya da dağıtmak marka tecavüzü oluşturur. Tedarikçiden rücu hakkı ayrı bir dava konusu olmakla birlikte, asıl sorumluluk markayı piyasaya süren herkese aittir.

Sık Sorulan Sorular

Tedarikçiden aldığım ürünler için ben de sorumlu olur muyum?

Evet. SMK m. 29 kapsamında tecavüz eylemi için kasıt aranmaz; ticari amaçla elinde bulundurmak ya da satmak yeterlidir. Tedarikçiye rücu hakkınız doğabilir ancak bu ayrı bir davadır.

Taklit ürün tespiti nasıl yapılır?

Marka sahibi, noterden delil tespiti yaptırarak ya da mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alarak işyerinizde inceleme yaptırabilir. Bilirkişi ürünlerin orijinalliğini araştırır.

Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgi amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Ücretsiz ön görüşme için tıklayın.
Kaynak — Karar Künyesi

Bakırköy 1. FSHHM — E. 2024/85, K. 2024/275, 17.12.2024

Taraf ve marka adları gizlilik gereği paylaşılmamıştır.
Kararın tam metnini görmek için tıklayın
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/85
KARAR NO : 2024/275

DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti ve Durdurulması
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2024

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olup gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse WIPO nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, ilgili markaların bir kısmının ..,..,..,..,..,..,..,... ve .... sayılı markalar olduğunu, hal böyle iken, davalının, müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden ürünleri satışa sunmakta olduğunu, söz konusu eylemlerin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve taklit ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı .... cevap dilekçesi ile, dava konusu ürünleri kendisinin üretmediğini, toptancıdan alımını yaptığını, satın almış olduğu ürünlerin orijinal olduklarından bahisle satın aldığını, ürünlerin orijinal olup olmadığı hususunun kendisi tarafından tespit edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, markaya tecavüzün tespiti ve durdurulması taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,..,..,..,..,... ve .... tescil numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce oluşturulan tensip ara kararı ile dosya davalının davacı adına olan markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eyleminin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz olunan 05/04/2024 tarihli raporda sonuç olarak, davalı adresinde yapılan incelemede tespit edilen 25 (yirmi beş)
adet çocuk forması (altlı-üstlü) üzerinde davacı adına tescilli ..,..,..
... ve ... no.lu markaların kullanıldığı, tespit edilen emtia davacıya ait
bu markaların 25. sınıftaki tescilleri kapsamındadır. Tespit edilen markasal kullanımın,
davacı markaları ile mutlak suretle iltibasa yol açacağı, tespit edilen ürünlerin orijinal
ürünlerin işçilik ve malzeme kalitesine sahip olmadıkları, orijinal olmayıp taklit mal
olduklarının değerlendirildiği, inceleme sırasında emtiaların orijinal olduğuna dair bir beyan
ve bunu gösterir herhangi bir delil de sunulmadığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları ve mahallinde yapılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalının herhangi bir hakkı olmamasına rağmen davacı adına tescilli marka ibaresinin aynısını markanın tescilli olduğu emtia - hizmet sınıfında kullandığı, tecavüz eylemi yönünden kusur şartının aranmadığı, bu nedenle davalının bu eyleminin davacının SMK 29 maddesi anlamında markadan doğan haklarını ihlal ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının KABULÜEN, davalının davacı adına tescilli "...." esas unsurlu markadan doğan haklarına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine el konulmasına,
2-Peşin alınan harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL dava ilk masrafı ve 780,00 TL tebligat-tezkere gideri ve 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.635,20 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davacı vekili ile davalının yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024

Katip ....
e-imzalıdır


Hakim ...
e-imzalıdır

Yorum Yapın