Lisanssız Yazılım Kullanımında FSEK Tazminat Davası Sulhla Sonuçlandı — Ankara 1. FİSHHM 2025/66
HE Hakan Elçi 7 Görüntülenme 01.07.2026

Lisanssız Yazılım Kullanımında FSEK Tazminat Davası Sulhla Sonuçlandı — Ankara 1. FİSHHM 2025/66

Kararın Özeti

Mühendislik yazılımının lisanssız ve şifre kırılarak kullanıldığı tespit edilmesinin ardından açılan FSEK tazminat davası, tarafların sulh protokolü imzalamasıyla sona erdi.

Bilgisayar programlarının izinsiz kullanımı, Türk hukukunda hem cezai hem de hukuki yaptırımlara konu olmaktadır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesi, lisanssız kullanım halinde sözleşme bedelinin üç katına kadar tazminat talep edilmesine imkân tanımaktadır. Ankara 1. FİSHHM'nin 2025/66 sayılı kararı, bu tazminat yolunun uygulandığı ve tarafların sulh protokolüyle sonuçlandırdığı bir yazılım korsanlığı davasını yansıtmaktadır.

Davanın Özeti

Davacı, 1989 yılında kurulan ve mekânsal verinin dijitalleşmesine öncülük eden köklü bir mühendislik yazılımı şirketidir. Şirkete ait yazılım programı FSEK kapsamında ilim ve edebiyat eseri niteliğini haiz olup marka tescili de yaptırılmıştır.

Dava sürecinde mahkemece gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda şu tespitler yapılmıştır:

  • Davalıların işyerindeki 2 adet bilgisayarda söz konusu yazılım programı çeşitli modülleriyle birlikte lisanssız (kaçak) ve ticari amaçla kullanılmaktadır.
  • Yazılım şifre kırılarak yüklenmiş ve kullanılmaktadır.

Davacı, FSEK m. 68/1 uyarınca sözleşme bedelinin 3 katı tutarında tazminat talep etmiştir. Dava değeri başlangıçta 100.000 TL olarak belirlenmiş; fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuştur.

Davalının Savunması

Davalı, ilginç argümanlar ileri sürmüştür:

  • Yazılımın bilgisayarlarda 4-5 yıl önce yüklendiğini ve aktif kullanımda olmadığını,
  • Yüklemenin şirketin bilgisi dışında çalışanlar tarafından yapıldığını,
  • Raporda ticari amaçlı kullanıma ilişkin kesin bir tespit bulunmadığını,
  • Davacının zayıf şifre koruma sistemini bilerek kullandığını ve yüzlerce benzer dava açarak "pazarlama taktiği" güttüğünü öne sürmüştür.

Sulh ve Hüküm

Yargılama devam ederken her iki taraf — hem hukuk davası hem de paralel ceza soruşturması bakımından — sulh protokolü imzalamıştır. Sulh kapsamında;

  • Arabuluculuk ücretinin davalılar tarafından karşılanmasına,
  • Tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekâlet ücreti talep etmemesine,
  • Her iki davalı açısından davanın sulhla sona erdirilmesine

karar verilmiştir. Mahkeme, sulh protokolü kapsamında davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

Değerlendirme

Bu dava, yazılım haklarının korunmasında ön tespitin (keşif ve bilirkişi incelemesi) belirleyici rolünü göstermektedir. Tespit kararıyla elde edilen bilirkişi raporu, lisanssız kullanımı ve şifre kırımını belgeleyen somut delil niteliği taşımaktadır. Paralel ceza soruşturmasının yürütülmesi ise davacının müzakere pozisyonunu güçlendirmiş ve sulh protokolünün kapsamlı bir çözüm içermesine zemin hazırlamıştır. Yazılım şirketleri açısından mesaj açıktır: Önceden alınan delil tespiti kararı, telif hakkı davalarında en kritik adımlardan birini oluşturmaktadır.

Kaynak — Karar Künyesi

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, Esas: 2024/369, Karar: 2025/66, Tarih: 28.02.2025 — Kesinleşti

Taraf ve marka adları gizlilik gereği paylaşılmamıştır.
Kararın tam metnini görmek için tıklayın
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/369 Esas - 2025/66
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/369
KARAR NO : 2025/66

HAKİM : ......
KATİP : ......
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av. .....
DAVALILAR : 1-......
2-......
VEKİLİ : Av. ......
DAVA : FSEK Tazminat
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; Müvekkili şirketin mühendislik üzerine bilgisayar programları üreten ve lisans yoluyla
bunların kullanımını üçüncü kişilere satan, alanında tanınmış bir şirket olduğunu; 1989 yılında
......’da kurulduğunu; mekansal verinin dijitalleşmesine öncülük eden ilk yerli yazılım
firması olduğunu; Müvekkili şirkete ait ... isimli programın, sahibinin hususiyetini taşıyacak
şekilde şekillenmiş ve FSEK’te bulunan eser türlerinden fikri bir çabanın ürünü olması
nedeniyle ilim ve edebiyat eseri vasfında olduğu kabul olunduğunu; bilgisayar programı,
sahibine eser üzerinde maddi ve manevi haklar sağlamakta olup ... isimli bilgisayar
programının FSEK uyarınca tüm haklarına müvekkili şirketin sahip olduğunu; ... yazılım
programı ...... tarafından
24.05.2012 tarihinde tescil edildiğini; yazılım sektörünün kendine has özellikleri nedeniyle
... isim hakkının marka tescilinin de ... nezdinde
gerçekleştirildiğini; Müvekkili şirketin, tüm yasal hakları kendisinde bulunan bu programın kullanılması ve
sair şekilde çoğaltılması, değiştirilmesi, işlenmesi, tersine mühendislik işlemine tabi tutulması,
tamamının veya bir bölümünün başka bir şekilde kullanılması v.b. konularında yurt içinde veya
yurt dışında hiçbir kişi ya da kuruluşa izin ya da yetki vermediğini; FSEK 38 uyarınca bilgisayar
programlarını yükleme ve çalıştırma hakkı, ilgili programı 'yasal yollardan edinen' kişilere ait
olduğunu; aksine bir kullanımın mevzuat uyarınca program sahibinin haklarını ihlal ettiğini;
çoğaltma hakkı da eser sahibine ait olup, FSEK 22. madde gereğince programın hard disk, cd
ve başka benzeri araçlara yüklenmesinin ve izin alınmamasının çoğaltma hakkının ihlali olarak
kabul edildiğini; Deliller kısmında yer alan mahkeme dosyası ile müvekkiline ait ... programının
lisanssız olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti için mahkemece keşif /delil tespiti gerçekleştirildiğini; tespit sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda da açıkça görüldüğü üzere;
davalıların faaliyette bulunduğu işyerindeki 2 adet bilgisayarda, ... programının çeşitli
modülleriyle birlikte lisanssız (kaçak) şekilde ticari amaç ile kullanıldığının ve ilgili bilirkişi raporu ile
birlikte davalı tarafından müvekkili şirketin yazılımlarının izinsiz olarak, korsan diye tabir
edilen biçimde yüklenip kullanıldığının ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini,
Davalıların ... isimli yazılımı herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın,
şifre kırmak suretiyle kullandığını, işi ve faaliyet alanı gereği bu programdan haksız kazanç
elde ettiğini; müvekkili şirketin mali haklarına tecavüz ettiğini; FSEK m. 68 (1) hükmüne göre,
davalı aleyhine, davaya konu bilgisayar programının satımı konusunda sözleşme olması halinde
belirlenecek bedelin 3 katı tutarında tazminat talep ettiklerini; müvekkili şirketin sahibi olduğu
bilgisayar programları, mühendislik alanında çözümler üreten, bu alanda veri tabanlarının
oluşmasını sağlayan alanında yegane yazılımlar bütünü olduğunu; bu programların, çok sayıda
şirket tarafından kullanıldığı gibi,...... ve ilgili kamu
kurumlarınca da kullanıldığını; ...,
..., ...’nın
bunlardan birkaçı olduğunu; müvekkili şirketin uğradığı zararın büyüklüğünün ortaya
çıkmasında ve müvekkil şirkete ait eserin sözleşme bedelinin belirlenmesinde bu hususların da
göz önünde bulundurulmasını talep ettiklerini; davalı taraf ile ticari uyuşmazlıklarda dava şartı
olan arabuluculuk görüşmesi de yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını beyanla davalıların müvekkiline ait eser olan ... isimli
bilgisayar programını lisanssız kullanması nedeniyle, 5846 Sayılı Kanunun 68.md uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL telif tazminatının öncelikle programların yükleme tarihlerinin tespit edilmesi halinde yükleme tarihinden itibaren, mümkün olmaması halinde ise haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, davanın her iki davalı
yönünden ......Mahkemelerinin yetkili olması gerektiğini ifade ederek yetkisizlik itirazında
bulunulmuştur; davalı ... yönünden ayrıca husumet itirazında bulunarak, davalı
...’in sadece ... LTD. ŞTİ. ortağı olması nedeniyle davada taraf olamayacağını;
bu nedenle öncelikle müvekkil ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, ......
Limited Şirketi bakımından da yetkisizlik itirazında bulunarak, her iki davalı yönünden her
ne kadar davacı dava dilekçesinde tespit ile yapılan bilirkişi raporunda "davalıların faaliyette
bulunduğu işyerindeki 2 adet bilgisayarda, ... programının çeşitli modülleriyle birlikte
lisanssız (kaçak) şekilde ticari amaç ile kullanıldığı tespit edilmiş" ibaresi kullanılmış ise de
yapılan keşfin sadece şirket için yapıldığının raporda açıkça yazıldığını; rapor incelendiğinde
bilgisayarların şirkete ait olduğu yönünde herhangi bir delilden bahsedilmediğini; 4-5 yıl önce
yüklenmiş olduğunu; aktif kullanımda olmadığının belirlendiğini; bahse konu yüklemelerden
müvekkili şirketin bilgisi dahi olmadığını; şirket çalışanları müvekkilinin izni ve onayı, bilgisi
olmadan iş bu programı yüklediklerini; pasif halde bilgisayarlarında tuttuklarını; raporda ticari
amaç için kullanıldığına yönelik bir tespit bulunmadığını; müvekkili tarafından iş bu programın
ciddi kullanımının davacı tarafından ispatının gerektiğini; davacının ... olarak yılda
yüzü aşkın dava açtığını; davacıya ait program şifrelerinin ya çok zayıf olduğunu ya da internet
üzerinden kolayca indirilebildiği için ... programı indirenleri özel yazılım ile takip
avukatlarına ihbar ile yakalatıp programı fahiş fiyatlarla almaya zorladığını; huzurdaki davanın
bir hak arama davası olmayıp, pazarlama taktiği olduğunu, FSEK 38/II ve m.38/III'de
düzenlenen şartlarının oluşmadığını, FSEK 38/II,III hükmünün sadece yükleme değil yapılan
yüklemenin iş görür biçimde kullanılabilir olmasını da gerekli kıldığını; FSEK 38. maddenin
arayüzün çalıştıramadığı programların bulunduğu olaylara uygulama alanı bulunmadığını,
korsan saldırılardan korunabilecek bir ürünü korumayarak veya zayıf koruyarak, davacının
haksız kullanımı teşvik ettiğini ve sonra da bu hatayı istismar edip kendisine haksız gelir
yaratmaya çalıştığını; hakkın açıkça kötüye kullanılmasının söz konusu olduğunu; davanın
reddinin gerektiğini; müvekkili şirkete ait işyerinde yapılan tespitte programların aktif
olmadığının aşikar olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacıya ait bilgisayar programlarının davalı tarafından izinsiz ve lisansız kullanıldığı iddiası nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL telif tazminatının öncelikle programların yükleme tarihlerinin tespit edilmesi halinde yükleme tarihinden itibaren, mümkün olmaması halinde ise haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama devam etmekte iken;
Davacı vekili 26/02/2024 tarihli dilekçesiyle; Tarafların hem işbu hukuk davasına ilişkin hem de ceza soruşturmasına ilişkin olarak sulh olduklarını, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, sulh uyarınca arabuluculuk ücretinin davalılar tarafından karşılanacak olması nedeniyle davalı tarafa yükletilmesine talep etmiştir.
Davalı vekili 28/02/2025 tarihli dilekçesiyle; Davacı ile hem huzurdaki davaya ilişkin olarak hem de ceza soruşturmasına ilişkin olarak her iki davalı yönünden sulh olduklarını, bu nedenle karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, sulh uyarınca arabuluculuk ücretinin taraflarınca ödeneceğini beyan etmiştir.
Açıklanan nedenlerle sulh protokolü kapsamında davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere:
1-Sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Taraflar lehine ücret vekalet ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),
Dair verilen karar, tarafların yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/03/2025

Katip ...... Hakim ......
e-imzalıdır e-imzalıdır

Emsal Karar Ara

Marka hukuku emsal kararları arasında arama yapın

Yorum Yapın