İşletme Devri Sözleşmesinde Markanın Ayrıca Devredilmediği İddiası: Tecavüz Davası Reddedildi — Kesinleşti
Bakırköy 1. FSHHM, işletme devri sözleşmesinde marka devrine açıkça yer verilmediği gerekçesiyle açılan tecavüz davasını reddetti. Mahkeme, davalının devir kapsamındaki işyerinde tescilli markayı kullanmasının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağına hükmetti. Karar kesinleşmiştir.
Davanın Özeti
Tescilli bir marka sahibinin yetkilisi olduğu şirket ile davalı şirket arasında 2022 yılında noter onaylı bir işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandı. Davacı, sözleşmede markaya ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını ve dolayısıyla markanın devredilmediğini öne sürerek davalının aynı markayı kullanmasının tecavüz oluşturduğunu ileri sürdü. Sözleşme kapsamındaki net kazanç ise bilirkişi tarafından 649.363 TL olarak hesaplandı.
Bilirkişi ve Mahkeme Değerlendirmesi
- İşletme devri kapsamı: Birinci bilirkişi raporu, marka devrine açık bir hüküm bulunmadığından davalının kullanımının tecavüz oluşturabileceğini; ancak mahkemenin aksini değerlendirmesi halinde tazminat 649.363 TL olacağını belirtti.
- Ek rapor: Aynı sonuç korundu; değişiklik yapılmadı.
- Ceza dosyası: Aynı olaya ilişkin ceza mahkemesi dosyası da incelendi.
- Mahkeme kararı: Davalının, işletme devri sözleşmesi kapsamındaki işyerinde tescilli markayı kullanması, devir sözleşmesinin doğal bir sonucudur; ayrı bir marka devir belgesi aranmaksızın bu kullanım tecavüz oluşturmaz.
Karar Ne İfade Ediyor?
Bu karar, işletme devri ile marka devri arasındaki farkı pratik bir örnekle ortaya koyuyor. Sözleşmede markaya yer verilmemiş olması, otomatik olarak tecavüz anlamına gelmiyor; mahkeme, devrin amacını ve kapsamını değerlendiriyor. Bununla birlikte, işletme devri yapanların hukuki belirsizliği önlemek için sözleşmede marka hakkını açıkça düzenlemeleri kritik önem taşıyor.
Pratik Uyarı: İşletme Devri ve Marka
İşletme devir sözleşmelerinde markanın akıbeti açıkça yazılmalıdır. Devrediliyor ise marka devir sözleşmesi ayrıca yapılmalı ve TPMK'ya tescil ettirilmelidir. Devredilmiyorsa kullanım hakkı (lisans) düzenlemesi gerekir. Bu dava her ne kadar devralanın lehine sonuçlansa da benzer uyuşmazlıkların ters sonuçlanabileceğini göstermektedir.
Sık Sorulan Sorular
İşletme devraldığımda markayı da devralmış olur muyum?
Hayır. Marka, işletme devir sözleşmesiyle otomatik olarak geçmez; ayrı bir marka devir sözleşmesi yapılması ve TPMK'da tescil ettirilmesi gerekir. Bu davada mahkeme devir kapsamını geniş yorumladı; ancak sözleşme şartları farklı olsaydı karar da değişebilirdi.
Marka devri yapılmazsa devralanın kullanımı hukuka aykırı mı?
Her davada ayrıca değerlendirilir. Bu davada işletme devir sözleşmesinin kapsamı yeterli görüldü; ancak kesin güvence için TPMK'da tescilli marka devri yapılması zorunludur.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Markanızla ilgili destek için Elçi Patent uzman vekilleriyle iletişime geçin.
Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E.2023/107, K.2024/243, Karar Tarihi: 28.11.2024 (KESİNLEŞTİ)
Taraf ve marka adları gizlilik gereği paylaşılmamıştır.Kararın tam metnini görmek için tıklayın
ESAS NO : 2023/107
KARAR NO : 2024/243
DAVA : Markaya Tecavüzün Önlenmesi ile Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 27/04/2023
KARAR TARİHİ : 28/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2024
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, TPMK nezdinde .... sayı ile tescilli "...." ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirket ile müvekkilinin yetkilisi olduğu .... Gıda Turizm Kafe Restoran Otomotiv İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında 08.10.2020 ruhsat tarihli şubenin devri için Bakırköy .... Noterliği 19.08.2022 tarih .... yevmiye numaralı İşletme Hakkının Devri Sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşmeden de açıkça görüleceği üzere markanın devrine dair herhangi bir ibare bulunmadığı, yalnızca işletmenin devri konusunda anlaşma yapıldığı, ancak davalı yanca markasını, hem müvekkili markası ile aynı/benzer hizmetlerde tescil ettirmek istediğini hem de aynı/benzer sözcük, harf karakteri, şekil ve renk kullandığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik yaratıldığını ve tüketiciler açısından karıştırma ihtimalinin artırıldığını, keza müvekkiline ait marka ile davalıya ait markaların birebir aynı esas unsurları içerdiğini, davalının söz konusu eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, markaya yönelik tecavüzün önlenmesini, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 21/10/2024 tarihli dilekçesi ile, 5.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 50.000,00 TL tutarına ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır.
Davalı vekilince her ne kadar davanın esasına ilişkin bir cevap dilekçesi verilmemiş ise de, 26/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile, davacının açmış olduğu davasının kötü niyetle hareket etmek suretiyle ikame edildiğini, dava konusu markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğuna dair olan tespiti kabul etmediklerini, müvekkiline ait marka ile davacıya ait "...." markasının aralarında önemli farklılıklar taşımakta olup bu markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı taraf, marka hakkına tecavüz edilmemesi ve bu kapsamda herhangi bir zarara uğramamış olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde de bulunamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, markaya yönelik tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat taleplidir. Taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmış, aynı olaya ilişkin ceza dosyasında verilen karar getirtilerek incelenmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Taraflarca bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosya; dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, bildirilen internet adresleri, taraf iddia ve savunmaları, davalı ticari defterleri ve fiili kullanımı incelenerek , davalının davacı marka haklarına tecavüzün olup olmadığı, bu tecavüz nedeniyle maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, davacı vekilinin bildirdiği SMK 151/2-b fıkrası üzerince genel giderler hesaba katılmak üzere davalının marka kullanımı ile elde ettiği net kazanca göre istenebilecek maddi tazminat tutarını gösterir rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, heyet tarafından hazırlanan 08/01/2024 tarihli raporda sonuç olarak, .... no ile tescilli markasının 30/35 ve 43. Sınıflarda yer alan
mal ve hizmetlerde davacı adına Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu,
davacının yetkilisi olduğu şirket ile davalı şirket arasında davalının Bakırköy ... Noterliği
19.08.2022 tarih .... yevmiye numaralı İşletme Hakkının Devri Sözleşmesi ile “ ...
Mahallesi ... Caddesi A Blok Apartman No 27 29 D, Bağcılar İstanbul” adresindeki
... isimli işyeri ve ruhsatının devrine ilişkin sözleşmenin yapılmış olduğu,
somut olayda davalının .... markasını, işletme devri sözleşmesine konu işyerinde
tescil kapsamında kullanmasının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği,
Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; davalının kullanımlarının davacının tescilli
markasından doğan haklara tecavüz teşkil edeceği,
davalı tarafın, 2022 yılına ilişkin defterleri usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış
tasdiklerinin yapıldığı,
davacı yanın tüzel kişiliğe haiz olmadığı,
Mahkemenin tazminata hükmetmesi halinde davalı tarafın SMK m.151/2-b
kapsamında elde etmiş olduğu Net Kazancın 649.363,35 TL olduğu manevi tazminatın takdiri ve miktarının tespitinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya itirazları karşılar ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, heyet tarafından hazırlanan 26/06/2024 tarihli rapor ile,
kök raporda belirtilen tespit ve görüşlerde herhangi bir değişiklik olmadığı, belirtilmiştir.
Dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, aynı olaya ilişkin Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası içeriği, bilirkişi rapor ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; .... no ile tescilli markasının 30/35 ve 43. Sınıflarda yer alan
mal ve hizmetlerde davacı adına Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu,
davacının yetkilisi olduğu şirket ile davalı şirket arasında davalının Bakırköy ... Noterliği
19.08.2022 tarih ... yevmiye numaralı İşletme Hakkının Devri Sözleşmesi ile “...
Mahallesi ... Caddesi A Blok Apartman No 27 29 D, Bağcılar İstanbul” adresindeki
... isimli işyeri ve ruhsatının devrine ilişkin sözleşmenin yapılmış olduğu, davalının kullanımının bu sözleşme kapsamında olduğu, bu itibarla somut olayda davalının .... markasını, işletme devri sözleşmesine konu işyerinde
tescil kapsamında kullanmasının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 939,20 TL harç ile, 769,00 TL ıslah harcın toplamı 1.708,20 TL harçtan, 427,60 TL ilam harcının mahsubu ile 1.280,60 TL fazla harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen tecavüz davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat davası nedeniyle 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
8-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır